Instagram Yeni Ve Fit Bir Hayatın Kapılarını Açtı




Esra Tuğçe Gülebay Ayırıcı anlatıyor



@tugceslife isimli instagram hesabını forma girmek için açtı… 
Amacı sadece kilo vermek değildi…  
Yaşam tarzını değiştirmeyi hedefledi…
Açtığı bu hesapta; çektiği yemek ağırlıklı fotoğrafları paylaştıkça kilo verdi, vejeteryan oldu… 
Kendine yeni bir hayat kurdu…











Tuğçe ve Ahmet'in nişan hatıra defteri
The Big Man'de içilen bir kahveyle...
Aşkın en güzel hali


Esra Tuğçe Gülebay Ayırıcı bir mimar…
İstanbul’da yaşadığı 8 senenin ardından Antalya’ya geri dönerek
Lise aşkı Ahmet Ayırıcı ile hayatını birleştirdi. 
Tuğçe ve Ahmet ilişkilerine tekrar başlama kararını The Big Man’de verdi. 
Nişanlandıkları günün ertesi sabahı arkadaşlarıyla kahvaltı için 
The Big Man’e geldi.












Tuğçe’nin çektiği fotoğraflar ona yeni bir dünyanın kapılarını açmakla kalmadı... www.instagram.com/antalyabigman instagram hesabı fotoğraf ödülünü kazanmasını da sağladı... Çok sayıda The Big Man fotoğrafının enerjisi, uyumu, detayı Tuğçe’nin instagram hesabından yayınlandı. 

Uçaktan iner inmez The Big Man’e geldiğini anlattığı aşağıdaki videosu ise unutulmazlar arasında yerini aldı.







Izgara Sebze Tabağı
Tuğçe'nin The Big Man mönüsünden
favorileri arasında

Tuğçe, The Big Man’in instagram fotoğrafları çekmek için muhteşem bir yer olduğunu söylüyor: “Her masa farklı bir manzara sunuyor. Çekilen fotoğrafın fonu oturulan masaya ve mevsime göre değişiyor” diyor... 
Onun tercih ettiği The Big Man mönüsü daha çok salata ağırlıklı: Avakado, ızgara hellim salatası ve roka salatası favorileri arasında... 
Salata içeriğinin ayrıntılı bir şekilde mönüde yazılmasını çok faydalı buluyor... Böylelikle bir vejeteryan olarak daha sağlıklı seçimleri kolaylıkla yapabildiğini söylüyor... 









Tuğçe The Big Man Günlüklerinin ilk röportaj konuğu oldu... 
Güray Kanan sordu... Esra Tuğçe Gülebay Ayırıcı cevapladı... 


Güray Kanan
Forma girmeliyim... Yeme alışkanlıklarımı değiştirebilmem için yaşam tarzımı değiştirmem lazım... Bunun için de instagram hesabı açmalıyım demek çok farklı bir çizgiden bakmak demek... 


Tuğçe
Herşey kilo verme isteğimle ve bunu biraz farklı bir yöntemle yapmayı tercih etmemle başladı. Hayatımda öyle bir noktaya gelmiştim ki... Yaşam şeklimi değiştirmeye hazır hissettim. Vejeteryan olmayı tercih ettim. Tatlıyı hayatımdan çıkardım.


Yapmak istediğim değişim radikal bir değişimdi. Birden bir sabah vejeteryan olarak uyanmıyorsunuz... Bu zaman içinde adapte olduğunuz bir süreç oluyor.

Bu zorlu süreci instagram sayesinde aştım. Instagram hesabına sahip olmak, kendi yüzölçümümün dışına çıkmak anlamına geldi. Yaşadığım fiziksel mekanın bana sunduğu kültürel bir deneyim var. İnstagram o kültürden dışarı çıkarak tercih ettiğim bir kültürde yaşayabilmemi sağladı. Çevremde hiç vejeteryan arkadaşım olmadığı halde, instagram’da yüz yüze gelmediğim insanlar sayesinde vejeteryan arkadaşlarım oldu: Amerika’da yaşarken bir anda karar verip bir adaya taşınarak kendi sebzelerini üreten bir aileyle tanıştım mesela... Vejeteryan olmanın yanı sıra sadece raw (çiğ) beslenen insanlarla tanıştım. Hamileliği boyunca et yemesi yönündeki baskılara aldırmayan bir vejeteryan kadın tanıdım. Kendisi şu an ikinci çocuğuna hamile... Ellen Fisher adında bir diğer vejeteryan kadın kitap çıkarttı.

“Farklı bir hayat yaşabilirim” diyebilmenin yolu böyle bir hayatın var olabileceğini görebilmeyi gerektiriyor. Bu insanların hepsi bana bambaşka hayatlar sundu. Pirinçten süt üretmeyi; soya sütünden yoğurt yapmayı onlardan öğrendim. Ben onların hayatlarını takip ederken onlarla kendi yaşağım zorlukları da paylaşıyordum. Böylelikle aramızda birbirimizi motive ettiğimiz bir dünya yarattık. Ve böylelikle ben kendimi yeniden yarattım...

The Big Man manzarasına karşı
Sofistike Sadelik ve Yeşil Çay


Güray Kanan
facebook ve twitter yerine neden instagramı tercih ettiniz?

Tuğçe
facebook yakın arkadaşlarınızı takip ettiğiniz bir alan... Twitter da ise daha çok yazı ön planda... İkisinin de instagram kadar hızlı ya da geniş bir paylaşım ağı olduğunu düşünmüyorum. Ne de 
instagramın izin verdiği ölçüde bu mecralarda ne yaptığınıza dair herşeyi paylaşabiliyorsunuz. Instagram ın bir # hashtag (etiket) ile yarattığı zaman akışı çok hızlı. Bence öncelik instagramın, facebook ve twitter sonra geliyor. 
Akdeniz Aşkına




Güray Kanan
Çevreden nasıl tepkiler aldınız?

Tuğçe
Başlarken arkadaşları uyarmıştım. Bakın profilimi komple değiştiriyorum. Yemek fotoğrafı olacak. Bunu tercih edip takip etmek isteyen etsin. İstemeyen beni silsin. Darılmak yok dedim. İnsanlar bir süre sonra sıkılıp, “Öf yine yemek fotoğrafı koymuşdiyebiliyor. Çünkü herkes özel olarak yemeğe çıktığında, çoğunlukla birlikte yemek yedikleri insanların olduğu fotoğrafları paylaşırken, ben günde 6-7 defa sadece içinde bir tabak yemek olan fotoğraflar paylaşıyorum. Ve bir süre sonra bu tür şeylere ilgisi olmayanlar için bu durum can sıkıcı olmaya başlıyor. 


Tuğçe'nin ödülü The Big Man kahvaltısından bir an...





Güray Kanan
Hiç olumlu tepki veren olmadı mı?

Tuğçe

Motivasyonumu hiç tanımadığım insanlardan aldım. Bir anda hiç tanımadığınız biri “Keep Going” (Hadi devam et) diyebiliyor mesela. Ya da paylaşğım yemeklerin tariflerini isteyenler oluyor. Örneğin yaprak sarması büyük ilgi uyandırdı.Tarifini, içinde ne olduğunu, nasıl yapıldığını soranlar oldu. Aldığım en büyük eleştiri paylaşğım yemeklerin tariflerini yazmamam.

Annem kişisel bloğunda yaptığı yemeklerin tariflerini de yazardı. Ben de instagram hesabımı kişisel bloğum gibi görsem de henüz tarif paylaşmaya başlamadım. 


Pazar Enerjisi!





Güray Kanan
Anneninizin kendi kişisel bloğu mu vardı?

Tuğçe
Evet... Annemin Hürriyet gazetesi tarafından en sık takip edilen ilk 5 blog arasında gösterilmiş bir bloğu var. Adı “Çalışan Kadının Mutfağı”. (http://www.calisankadininmutfagi.com) Annem yemek yapmayı çok seven bir metalurji mühendisi. Bir tarif gördüğü zaman içinden bir malzemeyi değiştirerek o yemeği farklılaştırmayı çok severdi. Kendi tariflerini de yaratırdı. Yaptığı yemeklerin fotoğraflarını çeker bloğuna koyardı. Bu şekilde bir arşiv oluşturuyordu aynı zamanda. Bir masa hazırladığı zaman, bize “durun hemen yemeyin, önce fotoğrafını çekeceğim” derdi. Aynı şeyi şimdi ben yapıyorum. 


The Big Man Düdenpark


Güray Kanan
Sizin fotoğraf çekme süreciniz nasıl ilerliyor? 

Tuğçe
Mimarlık eğitimimin büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Altın orandan tutun bir sürü kural dizgisi biliyorum. Ayrıca mimarlık mesleği görselliğin ön planda olduğu bir meslek. Simetri, renklerle oynamak yani işin grafik tasarımı yönünün önemli olduğu bir iş yapıyorum. Projeniz ne kadar iyi olursa olsun, görsel olarak sunumunuz yetersiz ise başarılı olamıyorsunuz.  

Mimarlıkta mesela bir kültür binası çizmeniz isteniyorsa öncelikle daha önce tasarlanmış tüm kültür binalarını incelemeniz gerekiyor. Instagram fotoğraflarımı ben de bu mantık çerçevesinde hazırlıyorum. Fotoğraflar inceliyorum. Kim hangi fotoğrafı nasıl çekmiş, üzerinde nasıl oynamış, çektiği bu fotoğraf sayesinde ne kadar beğeni almış takip ediyorum. Ünlü bloggerların nasıl yemek fotoğrafı çektiğini; herkesin önüne aynı yemek gelirken neden farklı fotoğrafların çıktığını inceliyorum. Genelde tek fotoğrafla yetinmiyorum. Çevremdekilere sürekli danışıyorum. Ve neyin beğenildiğini sürekli yokluyorum. Yani süreç “Ben beğendim, oldu” şeklinde ilerlemiyor. 

Yemek gelir gelmez ayağa kalkan ve elinde bir telefonla çeşitli açılar yakalamaya çalışan birinin görüntüsü insanlara garip gelebiliyor. Ahmet önceleri yadırgıyordu. Şimdi o da alıştı ve çekim sürecine dahil oldu. Fotoğrafları birlikte seçiyoruz. 

Bu çekim süreci yemeklerimizin soğumasına da neden olabiliyor... Bir keresinde yemeği bu nedenle geri göndermiştik:) 


 
Tuğçe'nin bir instagram fotoğrafı çekim anının kaydı

Yukarıdaki videoda izlediğiniz çekimden çıkan sonuç

Yorumlar

Popüler Yayınlar