Bağlama İle Çıkılan Bir Uzakdoğu Serüveni

DJ Aydın The Big Man Düdenpark'ta




O bir gezgin müzisyen...
Gezerken içindeki müzik adamını keşfeden biri…
Müzik ile gezdiği yerlere ait olabilen biri…

Kabin amiri olarak dünyayı dolaşması ona yetmeyince bağlamasını da yanına alarak bir yolculuğa çıktı.
Hayat arkadaşı Burcu Çıvğın bu macerasında onun yol arkadaşıydı…
Bu yolculuk onu içindeki müzik adamına ulaştırdı.

Aydın Çıvğın, 3 sene içinde Kamboçya, Tayland, Malezya hattında tanınan ve beğenilen bir DJ oldu.
Kamboçya’da 72 yaşında bir DJ ile 12 saat aralıksız müzik yaptı.
Tayland’da akordeon ve gitar çalan müzisyen çift Rio&Samaya’ya bağlamasıyla eşlik etti.
Kamboç çocuklarına müzik öğretti; onlara bağlama çaldı.




Aydın, bağlamasıyla Kamboçya kapılarında 

Bu arada Kamboçya’da inşaat işçiliği dahil birçok işte de çalıştı. 
Hava şartları nedeniyle adaya ulaşım durunca aç ve susuz kaldığı da oldu.

Herşeyiyle toz pembe olmayan bir yolculuktu onunkisi… 
Herşeyin toz pembe olmasına da ihtiyacı yoktu…

Ona göre hayatın formülü şuydu: Önce hayal kurulmalı… Bu hayaller parayla sınırlı tutulmamalı. Çünkü banka hesabında bulunan paraya göre kurulan hayaller çok sınırlı… Ve sonra hayallerin gerçekleşeceğinden emin bir şekilde bir adım atılmalı… Cesaret edilmeli.

DJ Aydın CVGN’ in çıktığı yolculuk, attığı adımlar ve cesareti onu The Big Man Düdenpark’a getirdi. 

Bize anlattıklarını okumaya başlamadan önce onun müziğiyle tanışın. 

Aşağıdaki videoyu tıklayın…



Fonda müzik çalıyorsa… Aydın Çıvğın ile Kamboçya’ya gidelim.


Kamboçya…

1960’lardan önce Asya’nın Paris’i olarak bilinen Kamboçya, Kızıl Khmerler’in 1975 yılında iktidara gelmesiyle bir devlet başkanının kendi halkına uyguladığı soykırıma sahne olmuş bir ülke. Kızıl Khmerler hareketinin kurucusu ve önderi Pol Pot 20. yüzyılın en kanlı rejimlerinden birini kurmuş. Pol Pot'un ideolojisine göre, ülkede sadece köylü sınıfı olmalıymış. Bu amaçla ülkenin tüm aydınlarını, bilim adamlarını, sanatkarlarını, kısacası köylü sınıfını oluşturmayan tüm Kamboçyalıları ağır koşullar altında pirinç tarlalarında çalışmaya zorlamış. Çalışamayanlar ve muhalefet edenler Ortaçağ işkence yöntemleriyle öldürülmüşler. Gözlük ve saatler de dahil olmak üzere tüm teknolojik aletler yasaklanmış. Verilere göre 1975-1979 yılları arasında 3.3 milyon Kamboçyalı öldürülmüş ve bu katliamlar Vietnam ülkeyi işgal edinceye kadar sürmüş.



Aydın & Burcu Çıvğın


Aydın&Burcu insana kurgu gibi gelen bu gerçek hikayenin geçtiği ülkeye gitmeden önce Tayland’a uğramışlar.

Sonrasında Aydın’ın sözleriyle hayatları şöyle şekillenmiş…

“2010 yılında Tayland tatiline çıkmıştık. Bu tatilde Koh Phangan adında bir adaya aşık olduk. 50 yaşından sonra buraya gelmeye karar vererek Türkiye’ye geri döndüğümüzde ise 50 yaşına kadar beklemenin çok anlamsız olduğunu anladık.”


“Tatil için değil, bu sefer bir hayat kurmak için uzakdoğuya dönmeye karar verdik. Ders çalışır gibi tüm Asya ükelerini araştırdık. Nereden nereye nasıl gidebiliriz? Seyahati nasıl daha ucuza getirebiliriz? Konaklama seçeneklerimiz neler? Hangi diller konuşuluyor? gibi sorulara cevap aradık. Konuşulan her dili en azından 3-5 cümle kurabilecek kadar öğrenmeye çalıştık.”


“1 sene hayal kurmayla 1 sene de araştırmayla geçen 2 sene sonunda 2012 yılının Ekim ayında cebimizde 4 bin türk lirasıyla yola çıktık.”

“Tek amacımız gezmekti. Backpacker kültürüyle tanıştık. Gezmek için hep büyük tutarda paraya ihtiyaç olduğunu zannederdik. Backpacker kültürü böyle demiyordu. Gittiğiniz yerlerde çalıştığınızda, kalacak yerden tutun, yemek içmek dahil herşey veriliyordu. Paraya ihtiyaç kalmıyordu. Ve Avrupalılar bunu çok rahatlıkla yapıyordu.”

“Tayland’da 2 ay kaldıktan sonra Kamboçya’ya geçtik.  Türklerle tanıştık. 3 sene önce 10 Türk vardı. Şimdi 200 kişi vardır. Kamboçya’nın 100 adası var. Her adasını gezdik…”

“Kamboçya’nın yerel halkı İngilizce bilmiyor. Ancak  ada çok kültürlü bir yer: Ruslar, Fransızlar ve İngilizler yoğun olarak yaşıyorlar.”


Bağlama , Akordeon, Gitar bir arada

“Müzik bizim bu kültürde bir ortama dahil olmamızı sağladı. Yoksa onların arasında hep yabancı kalacaktık. Herhangi bir mekana gidip çalmak istediğinizi söylediğinizde size tüm kapıların açıldığı bir ülke Kamboçya… Tarihleri boyunca gördükleri onca eziyet, işkence ve korku dolu günlerden sonra müzik ve dans şifa gibi geliyor ülke insanına…”

“Ben çaldıkça çevrem oluşmaya başladı. İnsanlar beni Malezya ve Tayland’a çağırmaya başladılar. Kamboçya’nın yerleşimi olan tüm adalarında,  köylerinde bile çaldım. Kamboç gençlere müzik öğretmeye başladım. Onlara set up çalmayı öğretiyordum. Onları bağlamayla tanıştırdım.”

Bir FullMoon Party afişi


“Uzakdoğu Asya’da müziğin değeri çok büyük. İnsanlar bir mekana müzik dinlemek  ve dans etmek için geliyorlar. Dünyanın her yerinden 200 bin kişinin katıldığı Full Moon (Dolunay) partilerine ünlü Dj ler geliyor. Asya kıtasında parti ciddi bir iş… Bu ünlü full moon partilerinde çalmış bir Dj olmak o nedenle benim için gurur verici…”

Gururlandığım diğer müzik anlarına gelince…
Kamboçya’dan Tayland’a tatile gitmek için bir gemiye bindik. Geminin ikinci katına çıktık. “Oooo Dj Aydın” diye kıyamet koptu. Herkes fotoğraf çektirmeye başladı. O gece başka bir partiye gittik barda yine DJ Aydın çığlıkları koptu. Kabin amirliği yaparken böyle bir an yaşamadım:)

72 lik DJ Poly
Bir diğer gurur duyduğum an 72 yaşında DJ Polyi ile 12 saat çaldığım geceydi. Avusturyalı Poly dünyayı gezen bir Dj di… İstanbul’da da 2 sene yaşadığı için Dj kabininde konuştuğumuz dil Türkçeydi. Yaşam sevinci adına çok şey öğrendiğim biriydi.

Arjantinli Rio ve Hint asıllı Samaya 50 senedir dünyayı müzik yaparak gezen bir çift… Onlarla yolumuz Kamboçya’da kesişti. Her türlü müzik aleti çalabilen bir çift olmalarının yanı sıra kendi müzik aletlerini de yapıyorlar. Keçi toynağından yaptıkları müzik aletleri gördüm. Bu aletleri mekanda onlarla birlikte olan diğer insanlara vererek o anda 50 kişilik bir orkestra kurduklarını gözlerimle gördüm. Onlara bağlamam ile eşlik etmek büyük keyifti…”
Samaya - Aydın - Rio
“House ve Techno çalsam da tercihim trans müzik… Bu müzik eski uygarlıklara dayanıyor. Shamanların kullandığı bir müzikten doğmuş. Trans müziğin içine bir sürü unsur eklenebiliyor. 
Örneğin, Balkan müziği, hint müziği gibi etnik müzikler trans müziğe dahil edilebiliyor. Bu tarz müziklerin üzerine yapılabilecek uygun coverlarla herkese uygun remixler sunulabilir. Böylelikle örneğin, Selda Bağcan dinlemeyen bir insana bile Selda Bağcan dinletebiliriz. Afrika müziğini dinlemeyen bir insana bile bu müziği dinletebiliriz. İnsanların popüler kültürden çıkıp biraz daha saklı kalmış, gizli kalmış müziklere yönelmesini tavsiye ederim."

"Sadece Asya’da değil, Türkiye’de de (Antalya'da Upshot) çalmaya başladım.  Balkanlara gidip çingene müziğiyle tanışmak istiyorum ve sonrasında ise planlarımız arasında Güney Amerika’ya gitmek var."





Yorumlar

  1. aydin baba herzaman seviyoruz seni kalbimizdesin :)
    Bambam

    YanıtlaSil
  2. Aydıncım böylesi güzel bir yazıyı okumak ve seni tanımak çok güzel..
    Hayallerinizin peşinde burcuyla koşmaya başlamakta çok ama çok güzel.Yolunuz istanbula düşünce bekliyorum.. kendinize iyi bakın.

    YanıtlaSil
  3. Seninle gurur duydum arkadasim..daha iyi yerlerdede gorecegime eminim...basarilarinin devamini dilerim...yolun acik olsun. ..nursen

    YanıtlaSil
  4. Senin farklı siradisi bir kişilik oldugun her zaman belliydi zaten Aydın. . Cesaretin ve azmin süper. .Yolun açık olsun...Öznur Demirdöven. ..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar